Söz&Kalem Dergisi - Sena Elçi
Yazar Hakkında
Mühendis, hafız ve dört dil bilen Filistinli Mücahit Komutan: Ebu Ubeyde
Ebu Ubeyde, takma adını kullanarak faaliyet gösteren, yaklaşık yirmi yıldır Hamas'ın askerî kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugaylarının sözcülüğünü yapan önemli bir figürdür. Gerçek kimliği, yüzü ve kişisel detayları Hamas tarafından sıkı bir şekilde gizlenmekte olup, kamuoyunda daima askerî kıyafetlerle ve geleneksel kefiyeyle yüzü kapalı olarak görülmektedir. Erken yaşamına dair sınırlı bilgiler bulunmaktadır. 2023 yılının Ekim ayında başlayan Aksa Tufanı Harekatı sonrasında profili olağanüstü derecede yükselmiş, Arap ve Müslüman dünyasında, korkak addedilen liderlerin söyleyemediklerini söyleyerek "ümmetin gerçek sözcüsü" ve bir kahraman olarak kabul edilmiştir.
Yüksek konumu ve söylemleri nedeniyle Washington'un yaptırım listesine girmiş ve defalarca siyonistlerin hedefi olmuştur. Bu süreçte evi, en az üç kez bombalanmıştır. Şu an ki durumuna ilişkin olarak, siyonist medyası ve sözde Savunma Bakanlığı, 2025 yılının ağustos ayında bir hava saldırısında şehit ettiklerini iddia etmiştir. Ancak, Hamas'tan bu iddialara dair resmi bir doğrulama gelmemiştir. Ebu Ubeyde, en son yayınlanan mesajlarında, Gazze cihadının liderlerin ölümüyle bitmeyeceğini, uzun süreli bir yıpratma savaşına ve saldırıların her biçimine tamamen hazır olduklarını vurgulamış son ve en ağır ithamını ise sert bu şekilde dile getirmişti: ‘’Ey İslam aleminin liderleri! Sizler Allah’ın huzurunda bizim hasımlarımızsınız.’’.
Kitap Hakkında
Kitap, Ekim 2025 yılında Dua Yayıncılık bünyesinde okurlara sunulmuş çeviri bir eserdir. Kapakta, mücahit komutan Ebu Ubeyde’nin resmiyle bizleri karşılayan kitap, Ebu Ubeyde’nin tezinden alınmış ve üç cilt şeklinde okurlara sunulmuş bir eserdir. Ana başlıklar üzerinden meseleyi ele alan araştırmacı, her bölümün sonunda meselenin özetiyle konuyu daha net bir şekilde incelemiştir. Ayrıca son bölümde meselenin özeti ve tavsiyeleriyle okurlara bir yol çizmiştir. Kitabın son cümlelerinde müellif, ‘’Bu araştırmayı hazırlarken büyük bir çaba ve meşakkat sarf etmeme rağmen, bu çabanın konuya tam olarak hakkını vermediğini itiraf ediyorum. Çünkü mutlak kemal yalnızca Allah'a aittir, O'nun yarattıklarının vasfı ise eksikliktir. Araştırmamdaki tüm hayır Allah'tandır. Hata ve eksikler ise benim nefsimden ve şeytandandır.’’ cümleleriyle mütevazi yönünü bizlere gösteriyor.
Araştırmacı tezini yazarken ayet, hadis ve tarihi kaynaklardan çokça yararlanmıştır. Kudüs’ü anlamak ve daha ayrıntılı bilgi sahibi olmak isteyenler için faydalı bir kaynak eser olacaktır. Kitapta dikkat çeken bir diğer husus ise mütercim kitabı ele alırken araştırmacı diyerek yazara atıfta bulunuyor. Bu sayede, yazarın sadece bir kalem sahibi değil, aynı zamanda ciddi bir akademik çalışma ve araştırma yürüten, dolayısıyla alanında yetkin biri olduğunu vurgulamayı amaçlamıştır. Bu durum, özellikle bilimsel, tarihi, felsefi ve sosyal bilimler sahasındaki eserlerde sıklıkla görülen bir durumdur. Ayrıca unutulmaması gereken bir husus da şudur ki; Ebu Ubeyde, Kudüs topraklarında yaşamış ve o topraklarda belli bir olgunluğa gelmiş bir şahsiyettir. Kısacası uzaktan yorum yapan biri değil bilakis yazdığı tezin tam kalbindedir.
Özet
Kitabın özetine geçmeden önce şunu özellikle vurgulamak gerekir: Bu eseri yalnızca özetlemek, içeriğinin derinliğini yansıtmada yetersiz kalacaktır. Bundan dolayı yazarın kitabın sonunda verdiği tavsiyelerle bir muhasebe yapmaya çalışacağız.
Eğitimde Gerçek Bilicin Aşılanması: İslam ümmeti gençlerine ve Filistinli yeni nesillere verilen eğitimde, Müslümanlarla kutsal toprakları işgal edenler arasındaki çatışmanın temel gerçek mahiyetini vurgulamak gerekir. Yani, gençlerin bu olayların sıradan bir anlaşmazlık değil, toprakların gasp edilmesine karşı verilen bir mücadele olduğunu anlamaları sağlanmalıdır. Yapılan yanlış algılar bu sayede düzeltilebilir. Bir milletin topraklarının neden bu hale geldiğini bilmemesi akıl karı bir iş değildir. Hele hele bir Müslümanın kutsal topraklarında yapılan gasp ve zulümden habersiz olması kesinlikle kabul edilemez.
Akademik Araştırmaların Derinleştirilmesi: Araştırmacı; akide, mezhepler tarihi ve dinler alanında derinleşmiş ve ilim talebelerinin ilimlerinde derinleşip daha fazla araştırma yapmaya yönelmelerini tavsiye etmiştir. Bu araştırmalarında kutsal metinlerdeki çelişkileri, farklılıkları, ilke ve İslami prensiplere aykırılıkları ortaya koyarak karşı delil getirmeye odaklanılması gerekmektedir.
Ekili Medyanın Sahiplenilmesi: Filistin davasına önem veren gruplar, partiler, kurumlar ve iş adamları, ellerindeki tüm imkânlarla medyayı en etkili şekilde kullanmalıdırlar. Mevcut medya araçları, Filistin topraklarındaki çatışmanın gerçekliğini yaymak için tüm iletişim araçlarını kullanmalıdır. Bu maddeyi en iyi yerine getiren, hiç şüphesiz HAMAS oldu. Aksa tufanının başında Filistin halkı kötü olarak gösteriliyor, siyonistler kısmen de olsa haklı bulunuluyordu. Hamasın medyayı etkili bir şekilde kullanmasıyla asıl doğrunun kim ve ne olduğu tüm dünya tarafından öğrenildi. Medya alanı, inanç ve davanın varlığını sürdürmesi için kritik bir savaş alanıysa, bu alanı boş bırakmak veya rakibe teslim etmek kabul edilemez bir yenilgidir. Bu nedenle, tüm maddi ve insan kaynakları buraya yönlendirilmelidir.
Davetçiler ve Hatiplerin Rolü: Filistin topraklarında süren tarihi çatışmanın gerçeği konusunda insanları aydınlatmadaki rolleri üstlenmelidirler. Bu görevleri yerine getirirken, hakkı haykırmaktan asla çekinmemelidirler. Siyasi baskılara, medya manipülasyonlarına veya kamuoyu tepkilerine aldırış etmeksizin, Filistin davasının İslami ve tarihi gerçeklerini cesaretle ve açıkça ifade etme sorumluluğunu taşımalıdırlar.
Söylem Sorumluluğunun Paylaşılması: Filistin davasına sahip çıkan siyasetçiler, aydınlar, gazeteciler ve eğitimciler başta olmak üzere geniş bir cephe, davayı küçümseyen her türlü yaklaşımdan kaçınarak İslami hakikatlere dayalı sarsılmaz bir söylem inşa etmelidir. Bu, Batı kaynaklı yanıltıcı terim ve sloganları reddederek ortak bir fikri mücadele alanı oluşturmayı gerektirir.
Ebu Ubeyde gibi yiğit bir komutanın araştırmalarını ve fikirlerini içeren bu değerli eseri bizlere nasip eden Rabbimize hamdolsun. Bu eserin, kutsal topraklarımızın mücadelesindeki kritik önemini kavrayarak kararlı ve şuurlu bir duruş kazanmamıza vesile olması duasıyla.