Zihinsel Kontrol Diye Bir Şey Varmış

Zihinsel Kontrol Diye Bir Şey Varmış

Geçmiş dönemlerde izlediğimiz bilim kurgu filmlerinde geçen bazı sahneleri ve robotik karakterleri izleyince birçoğumuz şaşırıp hayrete düşmüşüzdür. Hatta karşılaştığımız bu teknolojilere bakıp "Bu ne arkadaş, bu kadarı da olur mu acaba?" diye içimizden geçirmişizdir kesin. Fakat gün geçmiyor ki ‘Bu kadarı da fazla’ dediğimiz birçok film sahnesi ve karakteri gerçek hayatta karşımıza çıkmasın. Robotlar ve acayip ama bir o kadar da etkileyici icatlarla karşılaştıkça ‘Bu kadarı fazla değilmiş meğer’ demekten alamıyoruz kendimizi. Zira insanlık, son asırda bilim ve teknoloji alanında ciddi anlamda bir ilerleme kaydetti. Elbette bu ilerleme beraberinde insan hayatını kolaylaştıracak birçok keşfi de beraberinde getiriyor. Bu gelişmelerden bazıları, izlediğimiz o bilim kurgu filmlerini aratmayacak nitelikte.

Yukarıda bahsettiğimiz bilim kurgu filmlerinde geçen en yaygın sahnelerden biri, zihinle birşeyi kontrol edebilmektir. Gelin şimdi böyle bir örnekten bahsedelim: Reklam filmlerimizin unutulmaz karakterlerinden olan ‘İsviçreli bilim adamları’ uzun süredir ortalıkta görünmüyorlar. Acaba yeni bir şampuan veya diş macunu mu üretiyorlar diye düşünürken bu kez farklı bir alanda iş başına geçmişler. İsviçreli bilim adamımız Zürih’te bulunan ETH Üniversitesinde geliştirdiği bir sistemle, motor becerileri hasar görmüş insanların zihin gücüyle bilgisayar oyunu oynamaları sağlıyor. Amaç ise gelecekte hastaların zihin gücüyle tekerlekli sandalyeyi kontrol etmesini sağlamak. Üniversite'nin programına gönüllü olarak katılan felçli hasta Smauel Kunz, bu sistemi kullanarak Brain Driver / Beyin Sürücüsü aldı oyunu oynamayı başardı. Nörolog Dr Rea Lehner, sistemin elektrotlar aracılığıyla beyin ve bilgisayar ara yüzünü buluşturan sistemin henüz pilot kullanım aşamasında olduğunu söyledi.

Lehner, asıl hedefin felçli hastaların beyin gücüyle tekerlekli sandalyelerini kontrol etmelerini sağlamak olduğunu vurguladı. Sistemin geliştirilebileceğini belirten ETH Üniversitesinden Prof. Nicole Wenderoth ise "Kafatası çok iyi bir yalıtkan. Aynı zamanda beyni koruyor. Bu iyi bir şey ama bizim kas hareketlerinden gelen sinyallerle beyin sinyallerini ayırt etmemizi de engelliyor. Gelişen teknoloji ile ilerde bunu çözebileceğiz" dedi.

Evet, dedik ya, teknolojinin en güzel tarafı insan hayatındaki zorlukları kolaylaştıran ve insanlara yeni imkanlar sunan tarafıdır. Engelli insanların bu teknolojiler sayesinde hayatının kolaylaşması, onlar için farklı bir anlam taşımaktadır. Bununla birlikte bu teknoloji oyun açısından daha çok çocukları sevindirecek gibi duruyor:) Bakalım ilerleyen süreçte insanlık gerçekten de hayal dünyasındaki bilim kurguları tek tek gerçekleştirebilecek mi? Bu arada sizde fark ettiniz mi İsviçreli bilim adamları sadece kozmetik alanında çalışma yapmıyormuş. Ah bu reklamlar, hep onların yüzünden aklımızda böyle kalmış :)

Söz&Kalem

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ