SKYS; Yani Söz&Kalem Yazar Seçme Sınavı

SKYS; Yani Söz&Kalem Yazar Seçme Sınavı

Böyle bir sınava girerken heyecanlanır mı insan? Ya da stres yapar mı?

Sınavlar… Ah şu sınavlar…

İnsan neden 2 saatlik bir soru kitapçığı yüzünden hayatının bir veya birkaç senesini heder etsin ki? Gelin sizlerin de yardımıyla bu soruya cevap arayalım ve bu son virajda sınava girecek kardeşlerimize yardımcı olalım.

Hep şuna inanmışımdır insan düşüncesinin kölesidir. Her düşünce bir efendi doğurur ona. İnsan kendi kudretine inanmalı derim ardından. Kendi kudretine inanan insan artık hem kendisinin hem de düşündüklerinin efendisi olur. Psikoloji böyle işler. Formül çok basit gücüne, kudretine inan. Yaratan seni tüm mahlûklardan üstün yaratmış unutma.

Sınavlar da bir mahlûk değil mi? Sonuçta onlar da yaratılarak hayatımıza yerleştirilmiş olgular. O zaman bir formül daha çıktı karşımıza. Ezberlemeyin, mantığını kavrayın der ya hocalar. Mantık basit, ortada bir yaratık varsa eğer ben ondan üstünüm demektir. Hayvanlar, bitkiler, taşlar, topraklar ve sınavlar.

Gücüne inanmak asıl zor olandır. İlk aşama eşref-i mahlûkat olduğuna imandır. Sonrası ise neyin eşref neyin mahlûkat olduğunu anlamaktır. Aslında çok kolaymış.

Mahlûkatlardan bahsedelim biraz, yani sınavlardan. Tabi ki skys değil sınavımız. Hani olsaydı öyle bir sınav katılan olur muydu onu da bilmiyorum ama.

Sınavlar, hayatın her evresinde karşımıza çıkan ve emekliliğe kadar da sürekli çıkacak olan garip yaratıklar. Her biri ayrı dert ayrı tasa. Yok efendim liseye giriş, üniversiteye girişi, sınıf atlama, işe girme, meslekte kademe atlama hatta ve hatta “kutlu doğum siyer sınavı”. Bitmiyor arkadaş, bitmiyor. Bitmeyecek de sanki.

Özellikle üniversiteye giriş sınavı her birimizin ömründen ömür götürmüş, hayatımızın baharında yapraklar döktürmüştür. Yani saçlar :)

Yapamama korkusu, aile baskısı, kaygılar tedirginlikler. Hepsi “ya, ama bir sene daha bu stresi çekemem ben bu sene kazanmalıyım, ne olursa olsun bu sene olsun.” demeyle başlıyor.

Şöyle bir ara not vereyim de yazıya öyle devam edelim. Yakından tanıdığım biri eski adıyla YGS'den bir ay önce okul turnuvasında burnunu kırmış bir hafta öncesinde de o kırık burunla final maçına çıkmış ve şampiyon olmuştu. Lisenin son senesinde okul takımının kaptanlığını yapmış ayrıca birçok etkinliğe de yine böyle katılmış neticesinde de dört yüz üstü bir puanla istediği bölüme yerleşmişti.

Bu arkadaşım bunları çok çalışkan olduğundan ya da çok zeki olduğu için başarmadı. Adamın sınava haddinden fazla değer vermediğinden başardı. Siz bu arkadaşımdan biraz daha değer verebilirsiniz sınava, ama sizin için de haddinden fazla olmasın. Çünkü bu arkadaşımdan ufak bir ders çıkarabilirsiniz kendinize.

Öncelikle kendinize uygun hedefler belirleyin şöyle beş ya da altı alternatifi olan bir küme oluşturun. Bunların tamamı sizi tatmin edecek üniversite ve bölümler olsun. Olası bir düşük puanda yine de gönül rahatlığı ile ben zaten burayı da istiyordum diyebilin yani.

Ardından sizi kaygıya götüren düşünceyi bulun. Bu düşüncenin üzerine gidin. Unutmayın biz Müslümanız; hayatın ve ölümün, dert ve sıkıntının Rabbi’ne iman etmişsiniz. Kaygınızın sebebini bir Müslüman olarak düşünün.

Mesela bir örnek ile somutlaştıralım. Ailesi tarafından sürekli baskı altında tutulan bir arkadaşımızı düşünelim. Sen zaten çalışmıyorsun, kazanamazsan gösteririz sana tarzı veryansın etsin ailesi ona. Bu durumda arkadaşımız ne yapacak? Doğal olarak aile korkusuyla endişeye kapılacak ve muhtemelen sınavda bu durumdan kaynaklı başarısız olacak.

Bizim kültürümüzde babalar genelde çocuklarından pek memnun olmazlar. Olsalar bile bunu belli etmekte başarılı sayılmazlar. Coğrafya kaderdir.

Aile her zaman bunu söyleyecektir. Siz günde 5 saat başarılı bir şekilde çalışsanız da aile yine mola verdiğiniz o birkaç dakikada sizi görür ve gerekeni söyler. Bu durum bir kaide gibidir. Herkeste de böyledir. O yüzden aileyi razı etme kaygısını aklınızdan çıkarın. Çünkü onu başarmak sınavı kazanmaktan daha zor. Ama unutmayın ki onlar daima bizim iyiliğimizi istiyorlar.

Başka bir örnek daha verelim isterim. En çok karşılaşılan bir durum. Bu telaşı bir sene daha kaldıramam. Özellikle mezuna kalmış arkadaşlar bunu belki de haklı olarak çok fazla dile getiriyorlar. Binlerce iş adamı onlarca yıl çalışıp edindikleri hazineyi iflas edip bir günde kaybetmiyorlar mı? Ya da bir anne nice zorluklarla büyüttüğü yavrusunu bir gecede kaybetmiyor mu? İş adamının iflas riski hep vardır ama o bu risk endişesiyle strese kapılsa zenginleşebilir miydi? Ya da çocuğun ölme riskinden dolayı anne o endişeyle çocuk büyütmekten korkar mı? Yani demem o ki o korktuğunuz bir seneden daha büyük sıkıntılar ve riskler var hayatta. O yüzden ondan korkmayın. Bu biraz ölümü gösterip sıtmaya razı etmekti sanki, ama olsun. Yeter ki kaygılarınızdan kurtulun.

Kaygılarınız için dergiye mail atarsanız size daha iyi yardımcı olabiliriz. Bu konuda tüm kardeşlerimize desteğimiz tam olacaktır. Hatta bu alanda uzman psikolog arkadaşlarımız da mevcut :)

Kaygıları atlattıktan sonra sınav anı için de birkaç kelime edip müsaadenizi isteyeyim.

Sınavdan dört yüz üstü puan alan arkadaşıma sınavın nasıl geçti diye sorduğumda şu cevabı çok enteresan olmuştu. “İlk dakikalar ben de epey heyecanlandım. Ama ikinci, üçüncü sorudan sonra sınavda olduğumu unutmuşum. Kendimi denemede hissettim.”

Her denemeye bir sınavmış gibi girin. Sınava da denemeymiş gibi.

Ve bu son virajda size son bir tüyo. Bunu sadece sınav için değil de hayatınızın her alanında kullanabilirsiniz. Sakın ağzınızdan ben yapamam kelimesi çıkmasın. Yapmanız gereken bir iş varsa ve bunu sizden iyi veya kötü birileri yapmışsa bu sizin de o işi yapabilecek potansiyelinizin kanıtıdır.

Başta kastını ettiğim düşünce efendi ilişkisi buydu. Kişi ben yapamam derse yapamaz. Yapamam diyen kaybeder. O yüzden benim size hiçbirinizi tanımadığım halde güvenim tamdır. Yeter ki ben yaparım deyin.

Hepinize canı gönülden başarılar diliyorum. Rabbim istikametten ayırmasın bizleri. Ve hedeflerimize kavuştursun.

Allah’a emanet olun.

Söz&Kalem -​Selman ZENGİN

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ