Düşünme Biçimleri Üzerine Yeniden Düşünmek

Düşünme Biçimleri Üzerine Yeniden Düşünmek

Sinema; büyülü bir dünya, kendi gerçekliğini yaratan belki de gerçekliğin üzerindeki maske, bazen her türlü gerçeğe ve her türlü adalete bir tokat bazen de adalet adına dostça bir mektup, hem korkunç bir hipnotizma hem de çizgilerin en bilgesinden bir şiir. Bir yanda insanın yüreğini dahi yozlaştırabilen diğer yanda fıtratı arayan, hakikate yol. Bir yığın inkâra rağmen Tanrı’ya dua eden, Tanrı’ya yaklaştırabilen. Gizemli bir yol ayrımı.

Sinema, var olan bütün ifade biçimlerini(sözlü, yazılı, görsel) kendi içinde barındırarak ve bunlardan soyutlanarak kendine has yeni bir ifade biçimi inşa etmiştir. Bu durum için yeni bir ‘’dil’’ demek doğru bir tanımlama olmayabilir. Ancak, sanat, insanların idrakini artırıyor ve sinema da bir sanatsal faaliyet ise toplumun idrakine işleyebileceğimiz yeni bir dil var demektir.

‘Felsefenin bitişi’, ‘sinemanın yükselişi’ şeklinde geliştirilen sav ile felsefenin yerini artık sinemanın aldığını savunanların çok da güçlü bir iddiaları vardır: Felsefenin düşündürmeye muktedir olmadığı bir şeyi düşünmek ve düşündürmek. Felsefenin düşünemediğini sinemanın düşündürebileceği olgusuna kesin bir gerçeklik ile bakamazsak da bu ihtimalin varlığı bile ‘düşünme biçimleri’ üzerinde yeniden düşünmemiz gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Sinema yapmadan önce sinema yapılabilmesini mümkün kılacak şartların oluşturulması lazım. Müslümanca düşünebilme melekelerinin kazanılması yani Müslüman zihnin yeniden inşa edilmesi. Ancak böyle bir zeminde krizleri atlatabilecek formu üretebiliriz. Form ki normu dayatır, form ki normun hem ifadesi hem de ifadecisidir. Bu form üzerinden normu yenileyebilir, norma can katabiliriz. Hakikate bu norm ile formun diyalektiği üzerinden ulaşabiliriz.

Sinema, hakikati aramada bir yoldur, bir tefekkür biçimidir. Çok katmanlı bir sembolizm, her an ayrı bir tecelliyi yaşanabilir kılma gücüdür. Hayatın her aşamasında farklı bir veçhesine şahit olabileceğiniz tecelliye dayalı bir düşünme biçimi. Sinema, çağın dilidir, bir dua biçimidir. Hem geçmişte hem şimdide hem de gelecekte ontolojik bir yolculuktur. Mülk âleminde olanı hayal âlemine taşımak, görünmeyen âlemde olanı da görünür âleme taşımak, görünür kılmaktır.

Söz&Kalem - Feyzullah Çiftçi

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ