İleriye Atılmanın Tam Vakti

İleriye Atılmanın Tam Vakti

" - Birkaç adım ötede

+ Ne?

- Özgürlük"

Bu cümleleri kurduğunda aklında bir şeyler olduğunu anlamıştım. Hep Şehrazat adındaki kardeşinden bahsediyordu. Bir gün uykusunda "Bu ayrılık fazla geliyor Şehrazat." dediğini duymuştum. Bir vakit onu aradığını söylemişti. Belki günün birinde bulabilir onu. Belli mi olur belki de hayal ettiğimden çok daha fazlası olur.

- Tam zamanı Arif, tam zamanı.

+ O kadar garipleştin ki son zamanlarda, seni anlamakta gerçekten zorlanıyorum.

-...

Günlerden Cuma, her sabah olduğu gibi Kudüs'ün dertli sokaklarında Müslim'in yanına uğramak için yürüyordum. Müslim on bir yaşlarındayken annesi ve babası İsrail askerleri tarafından şehit edilmişti. Kardeşi daha beş yaşında olduğu için kız kardeşini başkasına vermişlerdi bakmaları için. Burada herkesin benzer öyküleri var. Herkesin benzer acısı var burada. Bizim de evimizi yıkmak isteyen İsrail askerlerine babam direnmişti. Sonra bir silah sesi duydum. Bir de feryat eden bir kadın sesi. Muhtemelen annemdi. Başka bir şey hatırlamıyorum. O zaman on dokuz yaşındaydım. Ben Müslim’den şanslıyım, babamı on dokuz yaşında kaybettiğim için. Bizden daha şanslı olanlar da var, anneleri ve babaları hala yanlarında. Müslim, anne ve babasının şehadetinden sonra hiç gülmemiş. Ona gülmek yakışırdı doğrusu. Müslim'in evine vardım sayılır. İşte, tam karşıda, bana doğru yürüyor dostum. Yine sessizdi. Uzun süredir suskun. Bu hallerine anlam veremiyorum. Uzun bir sessizlikten sonra bozdu sessizliğini:

- Buldum sanırım.

+ Neyi?

- Onu buldum. Kardeşimi buldum. Onu alan aileyi buldum. Allah'ın izniyle Pazartesi günü onunla görüşebileceğimi söylediler.

- Nerede, nasıl, yani anlayamadım. Gerçekten kardeşini buldun mu, çok sevindim senin adına. Gerçekten çok sevindim.

Gözyaşları sel olmuştu. Ben bir yandan ağlıyordum, o diğer yandan ağlıyordu. Kardeşini bulan oydu ama ben de kendi kardeşimi bulmuş gibi sevindim. O gün gelip çatmıştı. Buluşacağımız yerde hepimiz durmuş bekliyorduk heyecanla. Müslim'i bu mutlu gününde yalnız bırakamazdık. Buluşma yerine bir saat önce gitmiştik tüm arkadaşlarla. Hepimiz heyecanlıydık. Karşıdan gelen on beş yaşlarındaki küçük kız, yanındaki kadın ve adam. Bu gelenler onlar olmalıydı. İsrail askeri önlerini kesti. Arama yapmak istediklerini söylemiş olmalılar ki küçük kız çantasını uzattı. Burada rutindir bu. Sizin için özel denilen bir kavram yoktur. Küçük kız çantası arandıktan sonra buğulu gözlerini bizim olduğumuz tarafa yöneltti. Müslim de gözyaşlarını tutmamıştı. Şehrazat diye seslendi kardeşine. Hepimiz ağlıyorduk. Onlar hızlı ve bir o kadar güçsüz adımlarla birbirlerine doğru yürüyorlardı. Şehrazat elini abisine uzattı “Abim!” diyerek karşılık verdi. Bu an tarihi bir andı hepimiz için. Yürüyüşleri daha da hızlanmıştı ki bir ses yükseldi. Hepimiz donup kalmıştık. Şehrazat'ın gözleri kapanmıştı ve aniden yere yığılmıştı. İsrail askerinin arkadan gelen kahkahalarına Müslim’in feryadı karışmıştı. "Sana kavuşamadan kaybedemem seni. Ne olur benimle kal Şehrazat." Küçük Şehrazat'ın kurşun ile daha da küçülen bedenini kucağına alıp hastaneye koşuşturdu. Ne kadar çare kalmadığını bilse bile umut ediyordu. Ne yapsa da değişmedi. Kardeşinden geriye soğuk bedeni ve üzerine atılan bir avuç toprak kalmıştı. Mezarı başında, avucunda sıkıştırdığı toprağı başından aşağı döktü. Müslim her zamankinden daha çok öfkeliydi. Yanına çömeldim. Şehrazat dedi kan çanağına dönmüş gözleriyle gözlerime bakarak. Düğüm düğüm oldu boğazımdaki kelimeler. "Tek varlığımı da kaybettim" dedi sonra. Sıkıca tuttuğu gözyaşları boşaldı gözlerinden. Bu böyle olmamalıydı.

Müslim'in yaşadıkları bir an olsun aklımdan çıkmadı. Olayın üzerinden bir hafta geçti. Şehrazat'ın şehadetinden sonra her gün Müslim'in yanına gidiyordum. Bugün uğradığımda onu bulamadım. Aksa meydanlarında dolanmaya başladım. Belki onu görebilirim diye. Onun bu sessizliği ve ortadan kaybolması hiçte hayra alamet değildi. Yanımdaki duvara yaslandım. Tarih kokan bu sokaklar nice zulme şahitlik yapmıştı. En çokta Müslümanların sessizliğine şahitti. Biri sesini yükseltse kaçacaktı zalim ordusu. Dalmıştım derin düşüncelere. O sırada gelen tekbir sesleriyle irkildim. Karşıdan bir grup geliyordu hiddetle.

-“Haydi, ileriye atılmanın tam vakti."

O nida Müslim'e aitti. İsrail askerleri grubun etrafını sarmıştı. Müslim'in bir elinde Filistin bayrağı diğer elinde taş. Kalbindeki acı onu ayağa kaldırmıştı. Ne yapacağımı bilmiyordum. Hemen Müslim'in arkasına geçtim. Müslim elindeki taşı o kadar sert sıkmıştı ki elleri parçalanmıştı. Güneş doğmuştu gözlerine. Özgürlüğe yürüyordu yeri sarsan edasıyla. Birkaç adım kalmıştı. Bir tarafta kurşunlar,  bir yanda sapan taşları. Haydi yiğitlerim diyordu bugün özgürlüğe kavuşma zamanı. Avucundaki taşı gökyüzünü andıran gözleriyle nişanladı. Taşı tüm çekilen dertler için fırlatmıştı. Susan insanlık için fırlatmıştı. Taş İsrail askerinin kafasını kanlar içinde bıraktı. Diğer taraftaki İsrail askeri elindeki silahı Müslim'e doğru çevirdi. Asker İki el ateş etti ve Müslim yere yığıldı. Ellerimde can dostumun yaralı bedeni vardı. "Belki Müslümanların uyanması ve bize yardım etmeleri için benim de ölmem gerekiyordu Arif. Söylesene daha kaç çocuk ölmeli Şehrazat gibi. Ben duramazdım artık kardeşim. Musalla taşları ağlıyor artık. Müslümanlar ses vermiyor. Beni affet kardeşim. Seni bırakıp gitmek istemezdim."  Şehadet getirip son nefesini vermişti. Çocukluğundan beri gülmeyen yüzü şimdi gülüyordu. Müslim'i kaybetmiştim. Dostumu, sırdaşımı kaybetmiştim.

Müslim'in hikâyesi kulaktan kulağa duyulmuştu. Dünyanın bazı yerlerinde gösteriler düzenlenmişti. Hepimiz biliyorduk ki en fazla bir ay sonra bu da unutulacaktı ve herkes hayatlarını yaşamaya devam edecekti. Geriye ezgiler kalacaktı, acıklı melodilere hapsedilecekti insanlık. Belki ezgileri dinlediklerinde başkalarının geçim kaygılarından daha büyük kaygılarla yaşadığını hatırlayacaklardı. Belki de Müslim gibi hepimiz unutulacaktık burada.

Bir taş at

Bir taş daha at

Bir şiir ateşle

Bir yumruk yükselt

Sesini yükselt!

Söz&Kalem - Zeynep Özer

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ